Cumartesi, Mart 02, 2013

primata övgüler


Hayat, vicdan rahatlatmalar ve kanıksayışlarla ilerler dostum. Ötesini berisini uyduran kesinlikle sana büyük yalanlar söylemiş olur. Ki, bulunduğun konuma ve kıvrımsız beynine de bakılırsa, doğru sandığın çoğu gerçekliğin düpedüz yalan olduğunu fark etmek o kadar da güç degil. Medeniyet ve medenilik üzerinden yaptığın aptalca şeylere ise hiç değinmek istemiyorum, çoğu gecesi aynı “hayvani” hareketlerle geçen ve geçemediği günlerde ise kasıklarıyla düşünen sen, hakikaten, ne diye var oluyorsun? Her şey, gerektiği kadar hatırlanmalıdır der ve usul usul savunursun bunu değil mi? Camus’nün anlattığı Clamence’tan daha da düşük olduğunu idrakın, ölümünden daha erken olmayacak herhalde. İnsanların sana giydirdiği maskeleri gece sonunda usul usul çıkarırken, o çirkin ruh karşısında senin de miden bulanmıyor mu? Bulanmalıydı dostum, bulanmalıydı. Herkes uyurken ve sen sonsuz kez yalnız ve bir o kadar da “sen”leyken, kendinden kaçamazken, yaptıklarına bir bak.  Ya da her neyse, pek de anlatmanın bir manası yok. Bir cümle okudun zaten, biliyorum. Belki dikkatini çekebilirsem iki olur; ama bir asla iki olmaz. Her neyse, anlamazsın, bitiriyorum.

Hayat, vicdan rahatlatmalar ve kanıksayışlarla ilerler dostum. Bunu öğren. Ya da öğrenme; unut, bunu kanıksa.

Elveda.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder