Cumartesi, Ekim 15, 2011

büyük paralar yahut fare insanlar.


  • Kahramanımız büyük büyük borçlar altına girer. Ne yapsa ne etse belini doğrultamaz, düşünür düşünür... Aklına kendince "cin gibi" bir fikir gelir. Eline silahını alır ve insanlardan para toplamaya başlar. Bu haftaki ötv muhabbetinin aslı budur bence. Kahramanımızın elindeki silah da burada yasalar filan falan tabii ki. Sonuç olarak; yine haklı değil, güçlü kazanmış oluyor. 
  • Wilhelm Reich, "Dinle Küçük Adam"da aynen şöyle diyor: "... otuz korkunç yıl boyunca tek bir yararlı düşünce geçmedi aklından, ikinci büyük savaş sona erdiğinde, sen, savaş başlamadan önce bulunduğun yerdeydin. Belki "sağ"dan çok, azıcık "sol"a gitmiştin; ama tek bir milimetre ileri kımıldamadın!" Sidik yarıştırır gibi ideolojilerden bahsetmeyeceğim tabii ki. Ama gerçekten bir yere gittiğimiz yok babalar,  dünya yaşanacak bir yer olmamaya devam ediyor velhasıl.
  • 2.25 milyon ton elektronik eşya çalışır vaziyette çöpe gidiyormuş. E elbette, çabuk eskitmeli çabuk tüketmeli derhaaal yenisini almalıyız. Ve hatta çabuk ölmeliyiz, ölmeliyiz ki; daha aptal bi' kuşak çabucak doğup gelişip daha çok tüketsin. Ve efendim "A markası bizi seviyor ekolojik işler yapıyor, B de bayağı çevreci" demenin vicdan  rahatlatma olduğu o kadar bariz ki. Zibilyon çeşit şarj girişi var mesela, "e durun lan bi dakka, tek tip yapsak ya bunu, herkes herkesinkini kullansın, çöpe atılmasın bunca alet" diye çıkıp anlattılar mı? Yabancı basında çıkmıştı bir kere, hallolucak öyle yapıcaz filan falan tarzı, olmadı sanırım. Ne beklenir ki zaten?
  • Her yıl 500 milyar doların reklam sektöründe döndüğü hesaba katacak olursak, şekerleşmiş bi dünyada olduğumuzu düşünüp mutlu olmak da hakkımız tabii.
  • O değil de, Burger King filan chicken menüleri tavuğun kıkırdağından yapıyor imiş. Zaten dünyadaki tavuk gıda sektörü bi' acayip, iyice tuzu biberi oldu. 
  • "Siz yine dizilerinizi izlemeye devam edin, bizler sizin için endişeleniriz."
  • Heeeer neyse, Okan Bayülgen'in dediği gibi "içimize kanatlı araba sokmaktan başka tatmin arayışları" içinde olmak dileğiyle. 
  • Unutmadan, Kafka der ki: "Bürokratlar için insanca ilişkiler değil, yalnızca nesne ilişkileri vardır. İnsan evrağa dönüşür. Evrağa verilen sayı ile belirgin kılınan, ölmüş bir varlık olarak evrağın akışına girer. Bu varlık, şahsen çağrıldığı zaman bile bir kişi değil, yalnızca 'olay'dır. 'Konu' ile ilgili olmayan ne varsa akıp gitmiştir. Resmi dairelerin koridorları aşağılanma kokar. Sigara içmek kesinlikle yasaktır. Bu yasağın kapsamına soluk almak da girer. Buna karşılık yürek çarpıntısına izin vardır, dahası çarpıntı olması istenen bir şeydir. Her türlü ümit uçup gider. kapıdan kapıya gönderilen kişiye suçluluk duygusu aşılanır. Buraya giren, yalnızca bir vizite kağıdı ya da pasaportunun uzatılmasını istese bile kendini suçlu duyumsar. En iyi olasılıkla bir dilek sahibidir, aslında ise suçludur..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder