- Bu salak ruhani perhiz dönemimde hiiiçbir bok yapamamış olmama rağmen sonunda bir film izleyebildim, fena sarstı. Dante'nin İlahi Komedya'sını okumadığım için film-kitap uygunluğu kritiği yapamayacak olsam da Dante's Inferno hakikaten can yakıcı olmuş. O ne cehennemdi lan öyle? Kahramanların ses tonu da on numara olmuş. Çok etkilendim abi. Çok büyük adammışsın Dante, çook. Seri devam ettirilir mi bilmiyorum amma, bekliyorum doğrusu. Şüphesiz ki bu filmi izlemekte biiiinlerce ibret var. (Bkz: feyyaz)
- Öte yandan asırlardır okuyup da bitiremediğim De Profundis var. "Suffering is permanent, obscure and dark." diyor Oscar Wilde, yüreğim kaldırmıyor vallahi.
- En hüzünlü bağımsızlık: Yalnızlık.
- Seçimlerden sonra "işe bir de olumlu tarafından bakmak gerekiyor, bakınız her iki kişiden biri akepe'ye karşı" diyen insanlar var. Ohannes diyorum, bu kadar da Pollyanna olunmaz.
- Yukarıdaki vinyet Dante's Inferno'ya ait değil bu arada. The Truman Show'a ait sanırım. Dante's Inferno'dan bahsederken onu koymak çook saçma oldu farkındayım da, bu yazıyı yazarken aynı olay başıma geliyor maalesef.
- Tarihin en saçma yazısını Malt'la kapatalım en iyisi. Her şey, herkes değişiyor ama sen değişme bu klibin saf kızı. N'oolur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder